Anasayfa HAMİLELİK Narsist Ebeveynler ve Çocukları

Narsist Ebeveynler ve Çocukları

9 dakika tahmini okuma süresi

Kendinizi “Çocuğum çok iyi huyludur, çocuğum çok fedakardır.” diye övünürken mi buldunuz?
Acaba bir çocuk kendi ihtiyaçlarını öteleyip, başkalarının beklentilerini karşılama gerekliliğini ilk olarak ne zaman hissediyor?Kimi zaman okulda, kimi zaman komşuda kimi zaman anne-babasının öğütlerinde kimi zamansa yine anne-babasının duyarsızlığı karşısında.
Çocuklarda fedakarlık ya da tam zıttı kibirlilik huyu, her zaman olmasa da kimi zaman, narsist-kendine aşık ebeveynlerinin yönlendirme ve tutumlarıyla gelişiyor.

Narsist nedir, kimdir?

Narsist kişiler tüm gün ve hayatını kendi istek ve egolarına göre şekillendiren kişilere denir. Her insan biraz bencil olsa da narsist kişiler bir diğer insanların bencil olabileceklerini düşünecek empatiden yoksun kişilerdir.
Güç ve üstünlük peşinde koşan bu kişiler sürekli onay ve itibar beklentisi içindedirler. Övgü ve beğeni açlığı çeker, eleştiriye tahammül edemezler. Çektikleri özsaygı ve sevgi açlığını giderebilmek için kimi zaman çirkinleşebilirler, başkalarının zayıf ve kusurlu yanlarını kendi aleyhine kullanabilirler.

Ebeveynlerde narsizm

Narsist kişilerin ebeveynliği de kendi güç-nitelik girişiminin bir parçası oluyor. Sevgi ve sorumluluk bilinciyle var olması gereken ebeveynlik, narsist kişilerde çocuk üzerinden tatmin yaşama ya da çocuğu bir sorumluluk kabul edememe ile var oluyor. Oysa aile-ev hayatında çocuk hem ebeveynlerinin sorumluluğu iken hem de fikir-istek hakkına sahiptir.

Kusatıcı Narsistik Ebeveyn

Çocuğu kendinin devamı gibi algılar, bağımsız bir kişilik olarak göremezler. Ebeveyn-çocuk bile olsa 2 insan arasında olması gereken sağlıklı sınırlar kuşatıcı narsist ebeveyn ile kurulamaz.
Narsist kişiler olmasanız da, çocuğu “benim” olarak görmeniz ve üzerinde her türlü hakka sahip olduğunuz düşüncesi hatalıdır. Çocuk üzerinde tahakküm kurma ve “ebeveyni olarak ben ne istersem onu yapmalı” düşüncesi çocuğu, emir-komuta zincirinde bir er yaparken özbenlik ve yetişkinlik bilinci kazanmasına da engel olur.
Kuşatıcı narsist ebeveynlerin bir başka davranışı ise çocuğa hata payı vermemek ve yaşına uygun davranışlarını kabul edememektir. Başarı kaygısı her insanda bir miktar bulunsa da, takıntılı bir şekilde başarıyı ve üstünlüğü hedeflemek çocuk üzerinde bir baskı oluşturur. Yapabileceğinin üzerinde işler, yaşına uygun olmayan sorumluluklar vermek ve çocuğu buna zorlamak tam aksi bir şekilde çocuğa başarısız ve değersiz hissettirebilir.
Bu ebeveynler aynı zamanda itibarları için de çocuğu zora sokabilir. Çocukluk-ergenlik-gençlik döneminde yapabileceği hatalı ya da ebeveynin ve çevresinin ilkelerine uymayan davranışlara da aşırı tepkisel yaklaşılabilir.
Oysa her insan gibi çocuğunuz da kendi hayat görüşü, istek ve arzularına sahiptir.
“Çevrem ne düşünür” kaygısıyla çocuğa-genç çocuğa baskı yapmak-işkence etmek haksızlıktan başka bir şey değildir.

Kayıtsız Narsistik Ebeveyn

Kayıtsız narsist ebeveynler çocuklarına karşı umursamaz bir tavır geliştirirler. Çocukları ile aralarında bir duvar vardır ve diğer   narsistik tiplemede olduğu gibi çocuğun gelişimi-istekleri önemsizdir.
Genelde çocuklarına karşı sorumsuzdurlar. Bakımı, gelişimi, eğitimi, sevgisi ve ebeveyn desteğine ihtiyaç duyduğu noktalarda ebeveyni kendi dünyasının işleri ile meşguldür. Çocuk ötelenmiş ve dışlanmış hisseder.
Diğer insanların yanında çocuğa sevgi gösterilse de, yalnızken bu ilgi ve sevgi çocuğa verilmez.
Kayıtsız narsistik ebeveynler bir diğer örnekle iki çocuk arasında ayrım yapabiliyorlar. Kendine yakın hissettiği ve hükmedebileceği çocuğu korur ve severken, hükmedemeyeceğini düşündüğü ya da arasında benzerlik kuramadığı çocuğa karşı dışlayıcı davranabiliyor. Üstüne üstlük çocuğu kıskanç olmakla da suçlayabilir.

Çocuk

Narsist ebeveynlerin her iki halinde de çocuk kendini değersiz ve dışlanmış hisseder. Ebeveynin nitelik ve itibar kaygıları ya da istekleri arasında kaybolmuş çocuk kendini hayat yolunda yalnız ve zayıf görebilir.
Tepkisini kimi zaman hırçınlaşarak kimi zaman içine kapanarak verse de, çocuğun temel düşüncesi oldukça karamsardır. Bir süre sonra ebeveynin davranışını taklit ederek sevgi açlığını yine narsistlikle kapatmaya çalışabilir.
Bocalayan bir hayatı olabilir, bir yandan kendine değer vermeye çalışırken bir yandan aşırı fedakar tutumlar sergileyebilir.
Ebeveynleri karşısında kendi istek ve kimliğini ötelemiş çocuklar, özne bir başkası olduğunda da kendini öteleyerek, bir diğer kişiye öncelik verebilir.

Olması gereken

Aileyi bireylerden oluşan bir ekip olarak görmek en sağlıklısıdır. Her ilişki biçimi gibi; aile, ebeveyn-çocuk ilişkisi de sorumluluk ve ihtiyaç önceliği-bilinciyle var olduğunda sağlığına kavuşur. Ailelerde çocuk dahil her bireyin kişisel sınırları tanınmalı ve birbirine destek olan tutumlar sergilenmelidir.
Hatalar düzeltilmeye yatkın bir şekilde eleştirildiğinde, yargı ve suçlamalardan kaçınıldığında, beklentiler değil gerekenler ön planda tutulduğunda ebeveynler de çocuklar da daha huzurlu olacaktır.

Beğendiniz mi
Açıklama
0 %
Kullanıcı Oyu 2.75 ( 6 oylama)
Daha Faza İlgili İçerik Yükle
Daha Fazla Yükle İnci Koç
Daha Fazla Yükle HAMİLELİK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kıskançlık Sürecini Yönetmek ve Kardeşi Yeni Doğan Bebeğe Alıştırmak

Aileniz büyüyor! bütün aile sevinç içerisinde. Aileye yeni katılacak bir bireyin haberini …