Anasayfa Kategorilendirilmemiş Öpmelere Kıyamazsınız: Çanakkale Zaferi’nin Çocuk Kahramanları

Öpmelere Kıyamazsınız: Çanakkale Zaferi’nin Çocuk Kahramanları

9 dakika tahmini okuma süresi

Tarih yazılan, tarihin akışını değiştiren bir gün olan 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 103. yılında bu unutulmaz cephenin çocuk kahramanlarını unutmadık. İşte, öpmelere kıyamayacağınız yaşlarda yavruların tarih yazdığı 18 Mart Zaferi’nin kınalı evlatları…

Çanakkale değil Çelik kale

İkdam gazetesinin 3 Temmuz 1915 günü çıkan nüshasında, “Çanakkale ve düşmanları” başlıklı haberde, bir İngiliz muhabirin ülkesi ve Fransa’nın Çanakkale’deki kayıplarına ilişkin görüşleri aktarılmıştı. Haberde, muhabirin yaşadıkları kaybı anlattığı cümleler durumu çok iyi özetliyordu.
“Buraya Çanakkale değil ‘çelik kale’ demek daha doğrudur; çünkü dünyanın hiçbir yerinde hiçbir kale orası kadar hayret attıran bir mukavemet ibraz etmemiştir. Müttefikler Çanakkale’ye cehennem ateşi saçtılar fakat hepsi nafile. Misli görülmemiş bir mukavemetten başka bir şey elde edemediler. Karadan, denizden ne yapıldıysa akim kaldı. Biz İngilizler, Çanakkale’yi zorlamak pek kolay bir iş zannediyorduk fakat aldandığımızı pek acı tecrübelerle anlıyoruz.”

Cephede küçük bir kız: Nezahat onbaşı

12 yaşında 70. Alay’in onbaşısı olarak cephede savaşan küçük kız, Yunanlılarca ‘Kızlı Alay’ olarak tanınmıştır. Nezahat Hanım, Kurtuluş Savaşı’nın kan ve ateş çemberinden kurtulduktan sonra Millet Meclisi’nde madalya verilip verilmemesi üzerine uzun tartışılmalar yapılmış ve nihayetinde de o günlerin dalgalı atmosferinde unutulup giden bir kahraman olarak kalmıştır.

Osmanlı ve Alman nişanına layık görülen: 13 yaşındaki Mehmet

Cesaretinden dolayı Osmanlı ve Alman nişanına layık görülen 13 yaşındaki Mehmet, gündüzleri yaralıların tedavilerine yardım ederek geceleri de düşman mevzilerine top atarak adını tarihe yazdıran kahramanlardan oldu.
Tasvir-i Efkar gazetesinin 8 Ocak 1916 tarihli nüshasında ise İzmir’in Salihli ahalisinden kahveci Mustafa Ağa’nın 13 yaşındaki oğlu Mehmet’in 6 ay süreyle Seddülbahir ve Kirte’de gündüzleri yaralı askerlerin tedavisine yardım ettiği aktarıldı, geceleri de düşman mevzilerine bomba atan küçük kahramanın gözü pek ve cesur kişiliğinden bahsedildi.
O dönem bu özellikleriyle tanınan küçük Mehmet’e Beşinci Ordu Kumandanı Liman von Sanders Paşa’nın teftiş amacıyla geldiği Soğanlıdere’de kendi eliyle Alman Demir Salib nişanı verdiği, devletin de küçük askeri Osmanlı Harp Nişanı ile ödüllendirdiği anlatıldı.

19 yaşında bir şehit: Mehmet Ali bey

Milli Kütüphane Başkanlığının arşivindeki dönemin gazete ve dergilerden derlenen bilgilere göre, 2 Eylül 1915 tarihli Servet-i Fünun gazetesinde “19 yaşında bir şehit” başlıklı haberde, 16 yaşında topçu mülazımı olarak cepheye katılan Mehmed Ali Efendi’nin kahramanlıkları anlatıldı.
İyi eğitimli, vatansever Mehmet Ali’nin, Çanakkale’deki vatan savunmasında gösterdiği mücadelenin örnek teşkil ettiğinden bahsedildi ve genç askerin 19 yaşında, doğduğu gün şehit düştüğü belirtildi.

İki yakın arkadaş: Beyabatlı Ali ile Niğdeli Durmuş

Yaşları 15-16 olan Ali ve Durmuş’un yaşları yakın olduğu için sürekli birlikte olduğu biliniyor. Bir gün Ali’nin mangası hücuma kalkıyor, içlerinde tabi Ali de var. Ancak çatışma esnasında Ali vuruluyor. Vurulmanın acısıyla bulunduğu yerden sürekli Durmuş’a seslenerek yardım istiyor. Bu sırada Durmuş’u komutanı zor zapt ediyor. Ancak bir süre sonra Durmuş birden fırlayarak Ali’ye doğru koşmaya başlıyor. Çatışma geçici olarak son bulduğunda Durmuş, cepheye geri gelmeyi başarıyor. Komutanı ‘Oğlum, ya vurulsaydın, değdi mi oraya gitmeye?’ deyince Durmuş cevap veriyor “Değdi komutanım, hem de çok değdi. Gittiğimde Ali’yi beni bekler buldum. Çok mutlu oldu ve; “Biliyordum Durmuş, geleceğini biliyordum. Sen geldin ya, şimdi rahatça ölebilirim.” dedi. Ruhunu öylece teslim etti. Her zaman olduğu gibi, o saatten beri koyun koyuna yattık. Çok değdi komutanım, hem de çok değdi!”

Doğuştan kahraman: Küçük Bilal

O yaştaki çocukların vatan kavramı için nasıl savaştıklarına en güzel örneklerden biri de Küçük Bilal’in sözleri oluyor. Bilal: “…Şu zayıf vücudumu vatanım için siper edeceğim. Mümkün olursa vatanımı göğsümün içinde saklayacağım. Göğsüm parça parça olmadıkça, bir taşına kimsenin elini sürdürmeyeceğim. Allah’a yemin ediyorum..” sözlerini sarf ediyor.

 

Çanakkale Zaferi, her şeyiyle bu toprakların tarih yazmasının bir hikayesi. Çocuk, kadın, erkek ve yaşlılarıyla birlikte destan yazan bir vatan savunmasının hikayesi… Çanakkale’nin Geçilmez olduğunu tüm dünyaya duyurmanın hikayesi. Çanakkale bir halkın yeniden varoluşunun destanı. UNUTMADIK…

Beğendiniz mi?
Açıklama
0 %
Kullanıcı Oyu 2.93 ( 4 oylama)
Daha Faza İlgili İçerik Yükle
Daha Fazla Yükle Ecem Senol
Daha Fazla Yükle Kategorilendirilmemiş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Bilimi Sevdirmek İçin Çocuklarla Evde Yapılacak Deneyler

Çocuklarınız bir bilim insanı olsun ister misiniz? Ya da bilime çok önem veren yetişkinler…